Müşteri Ne İster?

Kölelik, köle ticareti, köleliğe benzer uygulama ve geleneklerin ortadan kaldırılmasına dair Ek Sözleşmenin onaylanmasının uygun bulunduğu hakkında Kanun

(Resmî Gazete ile yayımı : 6.1 . 1964 – Sayı : 11599)

No. Kabul tarihi 361 27.12 .1963

MADDE 1. — Birleşmiş Milletler Genel Kurulunca kabul edilen 7 Eylül 1956 tarihli ilişik «Kölelik, köle ticareti, köleliğe benzer uygulama ve geleneklerin ortadan kaldırılmasına dair Ek Sözleşme» nin onaylanması uygun bulunmuştur.

MADDE 2. — Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3. — Bu kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

2 Ocak 1964

  • Her şeyden önce ajans çalışanlarının psişik güçleri olmasını ister. Brief vermeden, bir şey anlatmadan kafasından ne geçtiğini anlamasını ister. Anlamazsa bozulur.
  • Tüm ajansın sahip olduğu bilgiye, yeteneğe, tecrübeye, yaratıcılığa sahip olduğunu düşünür ancak diğer işlerinden vakit bulamadığı için bu işleri ajansa (istemeden de olsa) havale etmeyi ister.
  • Havale etmek istediğinde tüm ajanslar kapıda sıraya girsin, olup olmayacağını bilmedikleri bir iş için haftalarca çalışıp bedavaya sunum yapsınlar, aralarından seçeyim ister.
  • Kendisi ürünlerini minimum yüzde onbeş yüzde yirmi kar marjıyla satarken ajans yüzde üç komisyonla hizmet versin ister.
  • Ajans kendisini finanse etsin ister, kendisi ürünlerini peşin satarken, vade yaptığında faiz alırken ajans peşinatsız 180 gün vadeyle, faiz almadan çalışsın ister.
  • Kendisi ‘çok meşgul’ olmasına rağmen ajans 7/24 telefonlarına çıksın, her aradığında işi gücü bırakıp toplantıya gelsin ister.
  • Akşam aklına gelen iş ertesi sabaha hazır olsun ister.
  • Dijitali çocukları ücretsiz sosyal medya hesapları açabildiği için bedava sanır, dijitalde her şey bedava olsun ister.
  • Eşiyle, sevgilisiyle kavga ettiğinde, patronundan fırça yediğinde ajans şamar oğlanı olsun ister.
  • Diş geçiremeyeceği için kendinden yaşlı, tecrübeli ajans sahibi ile iletişim kurmak istemez, kariyer basamaklarında yükselirken “patronculuk” oynayacağı, emrine amade, mobbing yapacağı kullar ister.
  • Kendisi bulunduğu sektöre hakim değilken, bildiklerini anlatmazken, ajans sektörü kendinden daha iyi bilsin ister, daha iyi bildiği anda da hoşuna gitmez.
  • Kendisi yeni müşteriler bulup büyümek isterken, ajans başka müşterilerle çalışmasın, sadece kendisine hizmet versin ister.
  • Patronuna yaranmak için, yatağa girmeden önce, gecenin bir yarısı patronunu da cc.ye koyarak ajansa mail atıp “patron bak gecenin bu saatinde hala senin için çalışıyorum” algısı yaratmaya çalışırken, gecenin bir yarısı o maile ajanstan cevap gelmesin ister.
  • İlgi ister, pohpohlanmak ister, “evet efendim” ister, “sepet efendim” ister.
  • Ajansın vizyonu daha yüksekse kendi seviyesine çekmek ister, ajansın vizyonundan faydalanmak yerine kendi vizyonunu empoze etmek ister, egoları yüzünden kendi seviyesinden düşük ajanslarla çalışıp, iyi iş çıkmasını ister.
  • Ajansın yaptığı işleri, başarıları kendi yapmış gibi takdir görmek ister.
  • Üst düzey yöneticiyse Ajans bir tek ajans sahibinden ibaret sanır, egoları yüzünden her toplantıda ajans sahibi olsun ister.
  • Kendi hatalarını ajans örtbas etsin, eksiklerini ajans kapatsın ister, kariyerine zeval gelmesin ister.
  • Kendi angaryalarını, kendisi yapması gereken işleri ajans yapsın ister.
  • Ajans tüm kişisel ilişkilerini, kontaklarını, yakın ilişkide olduğu yapımcıları, sanatçıları, celebrity’leri ücretsiz olarak kendisi için kulansın ister.
  • Ajans muhteşem fikirler bulsun ama bunların prodüksiyon maliyetleri olmasın ister.
  • Ajans muhteşem fikirler bulsun ama bunlar cesaret edemeyeceği fikirler olmasın ister.
  • Ajans bedavaya her gece sabahlasın, her hafta sonu çalışsın ister.
  • Araştırmaya para harcamadan, sektörel analizler olmadan ajans karanlıkta el yordamıyla yolunu bulabilsin ister.
  • Ajans öğle tatiline çıkmasın, öğlen yemeği yemesin, masasında çalışırken tost yiyerek çalışsın ister.
  • Medya fiyatlarının yüksekliği, prodüksiyon maliyetlerinin yüksekliği ajansın suçu olsun ister.
  • Ajans çalışanlarının hepsi kendi ürünlerini kullansın ister, ama ürünü deneyimlemeleri için hediye etmek yerine para verip satın alsınlar, aynı zamanda müşterileri olsun ister.
  • Müşteri ajans değil terapist ister.
  • Güvenli alanda kalıp, herkesin yaptığını yapıp, risk almadan başarı gelsin ister.
  • Ajans, reklam, pazarlama diye bir şey olmasın, tüketici durup dururken rakiplerin değil kendi ürünlerini alsın ister.
  • Ajans çalışanlarına hakaret edebilme hakkı olsun ister.

Bu yazı 7/24 müşteri tarafından mobbinge uğrayan Ajans çalışanlarına adanmıştır…

(Müşteri kaybetmemek için bu mobbinge göz yuman ajans sahipleri bu yazıyı görmezden gelebilir.

Bu şekilde davranmayan müşteriler; iyi ki varsınız, bu sektör sizlerin yüzü suyu hürmetine var olmayı başarabiliyor ve emin olun sizler için isteyerek, seve seve çok daha fazla emek veriliyor, bu özeni ve özveriyi hiçbir marka parayla, bütçeyle asla satın alamaz. Seviliyorsunuz…)

Leave a Reply