Ne verdin ki? Ne istiyorsun?

Herkesin bildiği gibi sektörün en önemli problemlerinden biri “etkinlik yönetimi” sektöründe irili ufaklı her işin konkura açılması. Reklam ve PR sektörünün aksine, etkinlik ajansı seçimi için bir kez konkur açılarak yıllık sözleşmelerin yapılmaması gerek müşteri tarafına gerekse etkinlik ajanslarına büyük zaman ve emek kaybı olarak geri dönüyor. Sektörde olanların günlük yaşam pratiği haline gelen brief alma ve iş sunma süreçlerinin sonucunda çoğunlukla alınan cevap şu “böyle bir şey istememiştik, farklı bir şey düşünüyorduk”.

Olabilir.

Ancak kimse kimsenin aklındakileri okuma kabiliyetine sahip olmadığından sunulan işin değerlendirilmesi ancak verilen briefle hazırlanan projenin karşılaştırılması ile mümkün.

Peki sektörde verilen ‘(aslında verildiği sanılan demek daha doğru) briefler?

Bu yazının kaleme alınmasındaki en büyük etken, geçen hafta danışmanlık verdiğim iki etkinlik ajansına gelen briefler. Bir tanesi sektörün en büyük cep telefonu üreticisi firmasından. Özetle brief şöyle: ay sonunda lansmanı yapılacak yeni ürünümüzle ilgili olarak satış noktalarında dikkat çekici, çarpıcı bir sergileme istiyoruz. Konsept, slogan ile birlikte sunumlarınızı şu tarihe kadar vs.vs….

Detayları, konsepti verilmeyen bir ürün için proje beklemek ancak Türkiye’de karşılaşabileceğiniz bir durum. Ürünün konseptini vermeden, lansman konsepti ve hatta sloganı beklemek ise ayrı bir aymazlık.

İkinci örnek ise bir otomotiv firmasından, sevgili dostlar yine bir etkinlik projesi ile bir aradayız diye samimi bir dille başlıyor. Biliyorsunuz 8 Mart Dünya Kadınlar günü, bu güne yönelik Kadınlar ile iletişime geçmek için projelerinizi bekliyoruz diye bitiyor. Arada ne anlatmış diye soracaksınız, ama arada bir şey yok. Yalnızca iki cümle.

Her iki proje içinde tahminen on civarı etkinlik ajansı çalışacak, projeler hazırlayacak, sunumlar gerçekleştirecek ve müşteri tarafı en “olabilir” gibi gözüken projeye bir şeyler yapmış olmak için onay verecek. Sonra? Sonrası şöyle, sağda solda etkinlik ajanslarının neden yaratıcı olmadıkları konusunda söylenmeye devam edecekler.

Reklam ajansı, PR ajansı görüşmelerinde, konkurlarında verilen briefin onda biri olsa ortaya bir şeyler çıkacak ama nafile… Firma hakkında, bırakın firmayı ürün hakkında, ürün özellikleri, rakipler, pazarın durumu, hedef kitle, istenen/beklenen etki, gibi doğru hazırlanmış bir etkinlik briefi olmadan fikir üretilmesini beklemek saçma değil mi?

Peki doğru düzgün brief hazırlayan, veren firma yok mu diyeceksiniz, evet var, ancak maalesef iki elin parmaklarını geçmiyor, geçemiyor.

O zaman soruya geri dönelim. “Ne verdin ki? Ne istiyorsun?”

 

 

Leave a Reply