Öğüt Vermenin Dayanılmaz Hafifliği

Baba olmanın gerekliliklerinden biri de, çocuğunuza hayat hakkında öğütler vermek, öğütler verirken de kendinizi iyi hissetmek. Bak ben senden daha çok şey biliyorum, daha çok şey yaşadım duygusunu yaşamak. İnsana kendisini iyi hissettiriyor bir bilen olmak. Egolarınız tavan yapıyor. Oturuşunuz, konuşmanız bile değişiyor. Buğulu ve kendinden emin bir ses tonuyla çocuğunuzu karşınıza alıp, atıp tutmanın keyfini hiçbir şeye değişmem. Gerçi onun aklı başka bir yerde oluyor, çok da sizi takmıyor ama olsun. Bu zaten tek kişilik bir oyun. Başrol oyuncusu sizsiniz, o küçük olduğu için, sadece orda oturup dinler gibi yapması yeterli.

Siz ona hayatın sırlarına ermiş biri olarak, “Oğlum bak, tuvalete gittiğinde klozet kapağını muhakkak kaldır” derken onun gözü ve aklı hala başka yerde.

Hatta kendi kendinize özdeyişler bile uydurmanız, ilerde “atasözü” olabilecek cevherler bile yumurtlamanız mümkün. Ama siz siz olun, bu hazzı yaşarken, söylediklerinize ondan daha çok inanıp, havalara girip bunu başkalarıyla paylaşmaya kalkmayın. Hele yazmaya asla. Çünkü o sizin çocuğunuz ve sizin tüm saçmalıklarınıza katlanmak zorunda, ama başkaları değil.

Örnek mi?

Görelim…

H.Jackson Brown’un, ‘Hayata Dair Küçük El Kitabı’ndan…

  • Ucuz otomobil kullan ama alabileceğin en güzel evi al

( Zaten mortgage kredisi ödemeye çalışırken uzun süre belediye otobüslerinde yolculuk edeceksin )

  • Eşini çok iyi seç. Çünkü bu seçim mutluluğunun veya bedbahtlığının yüzde doksanını oluşturabilir

( Yüzde 90 mı? Şaka yapıyor olmalı, ya da evli değil )

  • Sadece aşk için evlen

( Çünkü evlendiğinde kalmayacak )

  • İyi bir evliliğin iki şeye bağlı olduğunu unutma. Birincisi doğru insan bulmak, ikincisi doğru insan olmak

( Üçüncüsü, mortgage kredini ödeyebiliyor olmak, dördüncüsü mortgage kredini ödeyebiliyor olmak, beşincisi mortgage kredini ödeyebiliyor olmak…..)

  • Bir şeyi elde etmek için çok çaba harcadı isen, tadını çıkartmak için de zaman ayır

( Sanırım kadınlardan bahsediyor ? Daha direkt söyleseydi keyifli olabilirdi )

  • Adam gibi üç fıkra öğren

( Buna diyecek bişi bulamadım, bu ne yaaaaa ? )

  • Her yemekten önce şükretmeyi unutma

( Tanrım, mortgage kredisi öderken bir yandan da aç kalmadığım için şükürler olsun…)

  • Sır sakla, bir arkadaşına sırrını açmadan önce iki kere düşün

( Sır saklayacaksan, arkadaşına niye anlatıyorsun, anlatacaksan niye düşünüyorsun, anlat gitsin )

  • Zekânı eğlendirmek için kullan, başkaları ile eğlenmek için değil

( Çoook sıkıcı, başkalarıyla eğlenmek varken )

  • Zaman ve kelimeleri boş yere harcama ikisi de çok değerli

( Burada artık iş çığırından çıkıyor, eğer bunları gerçekten çocuğuna söylediyse bunları anlatırken çocuğunun yüz ifadesini çok merak ediyorum )

  • Biriyle tanıştığın zaman elini uzat ve adını söyle, ama bilki bunu aklında tutmayacaktır

( Bunun ne gibi bir faydası olduğunu anlamadım, ama büyük ihtimalle benim salaklığımdandın, derin bir anlam ifade ediyor gibi hemen oğlumu karşıma alıp paylaşmalıyım )

  • Nasıl bir duygu olduğunu öğrenmek için yirmi dört saat kimseyi ve hiçbir şeyi eleştirme

( Ortalığı boş bırak, onlar seni eleştirmeye başlasın )

  • Keyifsizliklerini açığa vurma

( Oyna, gibi yap, kafana vursunlar, ekmeğini alsınlar..)

  • Güç, sahip olduğun mallar ile ilgili değildir unutma

( Mortgage kredini ödeyip ödeyemediğinle ilgilidir )

  • Kaybedecek şeyleri olmayan insanlardan kork

( Hatta kaybedecek hiçbir şeyin olmasın, insanlar senden korksunlar )

  • İlk yardımı öğren

( Hatta tıbba gir, daha fazlasını öğren )

  • Biri seni kucakladığında ilk bırakan sen olma

( Kimin kucakladığına bağlı olarak değişir diye düşünüyorum, ama emin olamadım )

  • Ebeveynlerini, karını ve çocuklarını eleştirmek istediğin zaman dilini ısır

( Bunu sevdim, özellikle ebeveynlerini bölümünü )

  • Her gün altı bardak su içmeyi unutma

( Burada artık öğüt vermenin endazesi kaçıyor, üç öğün yemek yemeyi unutma, yemekten sonra dişlerini fırçala, ağzını sil, gece üstünü ört tadında devam edebilir )

  • Seyahate çıkarsan, cüzdanına sana ait sağlık bilgilerini, ev ve iş adresini ve telefon numaranı koymayı unutma, kalem ve not defterini hep yanında taşı

( Temiz iç çamaşırı giy, kaza falan olursa hastanede doktorlar önce bunu kontrol ediyor, endazenin kaçtığını söylemiş miydim ? )

  • Basınla konuşurken son sözün hep onlara ait olduğunu unutma

( Sözün bittiği an budur diye düşünüyorum, üstelik bunları Üniversiteye başlayacak olan oğluna söylediğini düşünecek olursak… )

Alınacak ders: Mutlaka çocuğunuza saçma sapan şeyler söylemek ihtiyacı içindeyseniz bunu yazılı hale getirmeyin. O da zaten saçmalıklarınızı hemen unutacağı için problem olmayacaktır.

Bir Cevap Yazın